Ben Kim miyim?

Fotoğrafım
Antalya, Turkey
Doğa'nın Maması, Eray'ın Sevgilisi, Can Eşi... Duygusal,asil, zeki, güzel, ağlak, zırlak yani tipik bir BALIK kadını :)

28 Eylül 2010 Salı

HAYATIMIN MARATONU BAŞLIYOR!!!!

Pazar sabahı erkenden çıktık hastaneden, yeter yahu sıkıldık yat, yat nereye kadar. Bir sürü işim var zaten, daha Doğa’ma meleğime sıcacık yuvamızı gezdireceğim daha ona oda oda detayları ile evimizi anlatacağım, odasındaki oyuncaklarını, kıyafetlerini, patiklerini göstereceğim. Hadi aşkım bir an önce evimize gidelim, bizi evimize götür.

Sonunda…..evimizdeyiz. Hastanedi ki o tatlı kalabalıktan ve o sevgi selinden sonra evimizde ki huzur ve sessizlik bizim rahatlamamızı sağladı. Evimize ulaşır ulaşmaz Doğa’ma evi detaylı gezdirdim, anlattım. Hemen ısındı, sevdi evimizi, hele de odasına bayıldı o kadar renkli, müzikli bir oda ki sürekli renkleri takip ediyor.( nerden anlasın 2 günlük bebek demeyin onların hissi çok kuvvetlidir, anlarlar). Kısa bir zaman sonra bir baktım ki yine sevdiklerim, yine beni sevenler yanımızdalar. Çünkü bugün 18 Ekim bizim ilk/1. evlilik yıldönümümüz. Organizasyonu annem yapmış sofra, mezeler, yemekler herşey mükemmel. En önemlisi sevdiklerim yanımda, hepsi benimle, hepsi Doğa’mla içten ve candan ilgileniyorlar. Ama ben öncellikli olarak banyo yapmak istiyorum, 2 gün bile olsa resmen hasret kaldım. Elimde damar açtıkları yerlerde kullandıkları bantların izi iyice ovalamadan geçmiyor, ovalasam iki elimin üstü zaten mosmor acayip acıyor, sıcak suyla yıkasam yok oda yakıyor en güzeli yavaş yavaş pamuk ve kolonya ile çıkarmak. Neyse ki onuda hallettim ben ak pak bir şekilde, en güzel kıyafetimi giyinip kısa süreliğine bile olsa organizasyona iştirak ettim. Sanırım hayatımda ki en ilginç ve tabi ki en güzel evlilik yıldönümü çünkü bizim dışımda ki herkes kutluyor. Ben oturuyorum birileri Doğa’ma bakıyor, ben Doğa’mın yanındayım odadayız bana içeriden servis yapıyorlar. Yaklaşık olarak 1 saat durabildim. Kardeşimin evi bile olsa insanın kendi evi gibi olmuyor. İnsan kendini evinde ki gibi rahat hissedemiyor. Kendi evime çıkıp kendi yatağıma yattığımda sanki dünyalar benim oldu ohh be dünya varmış, allahım yatağım ne rahatmışta ben farkına varmamışım.( aslında yatağımın rahatlığının yanı sıra ruhumun, aklımın rahat olması önemli.)Doğa’mla başbaşayız, onu yanıma yatırdım, çok tatlı herşeyi minnacık onu izliyorum, inceliyorum ama doyamıyorum.

Doğum iznime geç çıktığımdan dolayı iznim yeni başlamıştı daha çok zamanım vardı. Günler geçtikçe anneliği değil bebek bakmayı öğreniyordum. Her gün yeni bir bilgi.(bence anneliği kimse kimseye öğretemez kusura bakmayın, annelik içgüdüseldir, içinde ki sesi dinlemektir.) Bu bilgiler gerek çocuğu olan yakınlarımdan, gerekse büyüklerimden, gerekse internetten yapmış olduğum araştırmalar neticesinde öğrendiğim bilgilerdi. Ama ben kişilik olarak zaten aklıma yatmayan hiçbirşeyi yapmam, bana söyleneni önce benim benimsemem lazım ki Doğa’ma uygulayım. Yanlış anlaşılmasın asla doktorcuda değilim, doktorun her söylediğinide yapmam ben içgüdülerimle, içimin sesiyle hareket ederim. Mesela; Doğa’m doğduğundan beri öğlen uykusuna yatmaz, beni tedirgin ettiğinden ve artık uzun zaman böyle devam ettiğinden doktora götürdüm ve bana dediki ;( adını verdiği bitki çaylarından) sen iç Doğa’yada 6 çay kaşığı içir dedi. Aklıma yatmadı bana saçma geldi 2 aylık bebeğe bitki çayı vermek, vermedim. Doğa’m uykusu geldiğinde uyudu, ben uyuması için dışardan ona takviye yapmadım. Artık biz anne/kız kendi kurallarımızı kendimiz koymaya başladık. Kimseyi bu konulara müdahil etmiyorduk. Doğa’mın başında konak oldu bana hemen ilaç ismi önerdiler, bende onları dinlemedim tabi uzun uğraşı sonucunda babaannemin önerisini dinledim ve banyo öncesi başına saf zeytinyağı sürdük 10 dakika beklettik. Sonrasında bu işlemi 3 kez daha tekrarladık ve konaktan eser kalmadı.(Babaannemin kulakları çınlasın).İnanın çoğu zaman ilaçlardan ziyade o beğenmediğimiz şimdiki zamanda bu yapılmaz dediğimiz çoğu işlem daha sağlıklı, daha yararlı ve bebeğe zararsız. O yüzden büyüklerin söylediklerini ben hiç es geçmem mutlaka aklımın bir köşesinde kalır. Günler böyle geçerken bende çocuğuma bakmanın tadına varıyordum. Doğa’m çok özel bir bebek ( her annenin bebeği ona özeldir.) onunla ilgili herşeyi öğreniyorum. Doğa’m bana anneliği sevdirdi. Uykusuz kaldığım gecelerin sayısını hatırlamıyorum bile hatta en son ne zaman deliksiz melekler gibi uyudun diye sorsalar inanın cevap veremem çünkü hatırlamıyorum. Ama bu bana daha çok enerji veriyor gerçekten. Sabahın 5’inde,6’sinde neyse bir ses bana sesleniyor Doğa’m, yanıma alıyorum koynumda yatırıyorum, bu herşeye bedel. Ya da en son sevgilimle ne zaman uzun uzun kahvaltı yaptık ya da akşam yemeği yedik unuttum. Bunlar beni rahatsız etmiyor, aksine anne olduktan sonra önceliklerin değişti, hayattaki sıralamam değişti. Önce Doğa’m, sonra sevgilim, sonra sevdiklerim. Her yeni gün Doğa’m ile ilgili yeni hareketlerini gözlemleyince nasıl heyecanlanıyorum, büyüleyici bir şey bu.


 Her ay değişmesi ve değişik huylarda olması da bence işin en ilginç tarafı.

1.ay: Sarılık oldu ( canım çok sıkılıyordu bu duruma ama ısrarla küveza koydurmadık, her kollarını ve gögsünü açık güneşin doğuşunda güneşe tutuk 10 dakika.)
2.ay:  Sarılığı bitti (sabrettim sonunda başardım)
3.ay:  İskenderundayız, uykusu yok, çok geç yatıyor. Gündüzleri asla uyumuyor.
4.ay:  Evimizdeyiz babasının aldığı ışıklı sesli oyuncaklarını çok seviyor.Uyku yine yok!!!
5.ay:  Adını duyduğunda dönüp bakıyorsun.
6.ay:  Ek gıdalar başladık. Kahkalarınla evimizi şenlendirdin.
7.ay:  Mama, abba, dede, baba diyorsun. Favori şarkın Fasulye resmen oynuyorsun.
8.ay:  İlk kez ateşin çıktı.( Çok korktum sabaha kadar başında bekledim.)
9.ay:  Kendince konuşuyorsun. Emeklemeye başladın.
10.ay: Herşeyin fazlasıyla farkındasın. Anne diyorsun.
11.ay: Benimle kavga ediyorsun.

2 yorum:

Ayazma dedi ki...

Susucum,
Ne kadar tatlı bir bebek Doğa. O yanaklar, o bakışlar.. En kısa zamanda tekrar Antalya'ya gelmem gerekiyor galiba. Allah esirgesin, maşallah.
Benim için de öp bugün Doğa'yı. :)

Suat Özcan dedi ki...

pınarcım çok saol, en kısa zamanda bekliyoruz seni :) senin için kocaman kocaman öptüm Doğamı...