Ben Kim miyim?

Fotoğrafım
Antalya, Turkey
Doğa'nın Maması, Eray'ın Sevgilisi, Can Eşi... Duygusal,asil, zeki, güzel, ağlak, zırlak yani tipik bir BALIK kadını :)

8 Kasım 2010 Pazartesi

CUMA / HAFTASONU - KÜÇÜKLÜĞÜM / BU GÜNÜM...

Küçükken Cuma günlerini bir ayrı severdim…

Okul yıllarında Cuma günleri çok eğlenceli geçerdi. Çok gülerdik, dersler zevkli geçerdi, öğretmeni çok dikkatli dinlerdim ve o gün okul çabuk biterdi. Sınav dahi olsa güzel geçerdi hatta Cuma günleri yapılan sınavlarda daha başarılı olurdum. Ertesi gün cumartesi sonra Pazar koskoca 2 gün tatil, ne büyük mutluluktu benim için. Cuma akşamları ödevlerimi hemen bitirir cumartesi planımı yapardım. Kimlerle buluşam, nerelere gideceğim plan için telefon trafiği başlardı. Tabi cep telefonu yoktu o zamanlarda ev telefonundan yapardım tüm görüşmeleri o yüzden ev telefonu Cuma günleri hep meşgül olurdu. Cumartesi planlarım geç saatlere kadar sürerdi. Ertesi gün ne giyineceğimi düşünmekten ve heyecandan Cuma geceleri uyuyamazdım. Cumartesi sabahını zar zor ederdim. uyanır uyanmaz neşeli bir şekilde hazırlanmaya başlardım kahvaltı etmezdim çünkü bana göre zaman kaybı olurdu eğer saat 09.00’da uyanmışsam kendi kendime kızardım çok geç uyandım diye anneme de beni erken uyandırmadığı için kızardım. Saat olduğu zaman günün yarısı bitmiş sayılırdı benim için. Hazırlanıp hemen arkadaşlarımla buluşurdum cafe ve/veya pastaneye giderdik allahım ne büyük mutluluktu benim için. Saat olduğunda üzülmeye başlardım hemen oldu biz bir şey anlayamadık diye. Saat 17.00’de evde olmam gerektiğinden arada ki o 2 saat 2 dakika gibi hemen geçerdi. Evde ki zamanımda çok güzel geçerdi. Ailemle beraber mutlu huzurlu zamanlar geçirirdik. Cumartesi gecesi hüzün kaplardı içimi hâlbuki yarında tatil ama tatil olduğundan zamanın hemen geçeceğini biliyorum ya onun için zaman dursun isterdim. Cumartesi geceleri ailece mutlaka film izlerdik sonrasında o filmin hakkında yorumlar yapar fikirlerimizi beyan ederdik ve mutlu bir şekilde uykuya geçerdik.
Pazar günü,  her zaman benim hayatımda ki en baba gündü. Çünkü adı üstünde zaten “en BABA” gün. Babamla beraber tüm günümüzü geçirdiğimiz gün. Bu sebeble Pazar günü asla program yapmazdım. Pazar günü ailemle geçirdiğim gün. Ailemle yaptığım pazar kahvaltısının yeri ve kıymeti çok farklı. Ne mutlu bana küçüklüğümden şu günüme kadar Pazar kahvaltılarının bende kıymeti ve önemi hep aynı. Pazar günleri babam bizi mutlaka gezdirirdi, mevsime göre değişik yerlere götürürdü. Öğle/Akşam yemeklerini ya dışarıda yerdik ya da babam kendi elleriyle bize yemek hazırlardı. Pazar günleri yenilen yemeklerin tadı hala damağımdadır. eve döndüğümüzde annemin yaptığı mis gibi sütlaçla beraber sohbet ederdik, babam bize sürekli birşeyler anlatırdı. Anlatılanları iyice dinler konu hakkında fikirlerimizi söylerdik. O sohbetlerin bize kattıklarını şimdi daha iyi anlıyorum. Yatmaya geçmeden önce anne ve babamızın yanağımıza kondurduğu buseler bizim çok mutlu yatmamıza sebep olurdu, hatta öyle huzurlu ve mutlu uyurduk ki erken yatmamıza rağmen hemencecik olurdu.

Bu gün…

Aradan 10 yıl geçmesine rağmen küçüklüğümden biraz farklı ama hala Cuma günlerini bir ayrı severim.

Cuma günleri işyerinde saatler daha hızlı ve güzel geçer. Günün nasıl bittiğini genellikle hiç anlamam. Sanki Cuma sabahları daha bir mutlu uyanırm. Pazartesi gününe inat Cuma günleri herkese günaydın derim neşe içinde. Cuma günleri içtiğim kahvenin tadı bile farklı, yediğim tostun kokusu tadı daha güzel gelir bana. Mesaim bitip eve gittiğimde kendimi çok enerjik hissederim tüm ev işlerinin programını yapar o gün yapılabilecek işleri hallederdim. Cumartesi günü sadace Doğa’mla vakit geçireyim diye. Cumartesi sabahları tıpkı küçüklüğümde ki gibi erkenden uyanırım/z.Evdeki işleri hemen halledip kendimizi sokağa atarız. Bol bol gezeriz Doğa’mla tabi artık gittiğim yerlerde değişti. Eskiden cafeye pastaneye gidiyordum şimdi ise deniz kenarına ve/veya parka gidiyorum. Eskiden arkadaşlarımla gezerdim şimdi kızımla geziyorum artık. Ama hala cumartesi günü akşamüstüne doğru bir huzursuzluk kaplar içimi tanrım zaman ne çabuk geçiyor hâlbuki daha şunu yapacaktım diye söylenmeye başlarım.

Evdeki zamanımız da çok eğlenceli geçer bizim. Tıpkı küçüklüğümde ki gibi akşamları film izleriz ama bu sefer çekirdek ailemle can kocam ve Doğa’mla. Sonra da tartışırız film üzerine, çok eğlenceli sonuçlar çıkarırız, farklı bakış açılarından. Uykuya geçtiğimizde gecenin bir yarısı uyanıp film hakkında bu da olabilir şu da olabilir diye yorumlar bile yaparız. Anormallık bu belki ama enteresan yorumlar çıkıyor, bazen Doğa’mda uyanıp kendince birşeyler söyler, o da katılır bize.

En “BABA” gün Pazar günü eskiden olduğu gibi ailece otururuz kahvaltıya, en önemli öğünümüz. Doğa’mda bizimle beraber kahvaltı eder, hemde biz ne yersek. Üstümüz başımız bata bata güle oynaya öğlene kadar uzar kahvaltı sefamız. Doğa’mda bundan çok zevk alır, annesi gibi sebebsiz gülme krizlerine girer mutluluktan. Günün diğer kısımlarında ise kocamda tıpkı küçüklüğümde babamın yaptığı gibi bizi gezdirir, yemekleri kendi elleriyle hazırlar. ( Genelde, bebeğimiz küçük olduğunda evde yemek yemeye özen gösteririz.) Kocamın yemekleri de çok lezzetli olur, onların tadı da damağımın bir yerindedir her zaman. Hatta Doğa’da babasının yemeklerini şarkı söyleye söyleye yer. Umarım Doğa’mında Pazar günleri tıpki benimki gibi en “BABA” günü olur.  Doğa’mın öğlen uykuları var yatması gereken ama anne ve babasıyla geçireceği zaman daha cazip geldiğinden dolayı uyumadığı öğle uykuları. Uyumasın asla zorlamam istediği gibi oynasın zıplasın onun en mutlu günleri haftasonları. Nasıl şımarır, nasıl şımarır anlatamam. Kimseye yüz vermez, kimseye gitmez. Bu şımarıklığın adı haftasonu şımarıklığı. Anne ve babası tüm gün yanında ya kimse umrumda olmaz. O kadar yorgunluğa erkenden uyuması gerektiği yerde uyumamak için çok direnir Doğa’m ama yorgunluğa daha fazla dayanamaz, anne ve babasının buseleriyle derin bir uykuya dalar.

Ben alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçebilen insanlardan değilim. Küçüklüğümde öğrendiğim herşeyi aynı itina ile bugün de uyguluyorum. Küçükken haftasonlarının değeri ile bugün ki haftasonlarının değeri aynı, sadece konu içerikleri farklılaştı ve hayatımda ki özneler çoğaldı.

Bu sebep ile benim için haftasonları çok kıymetli, benim gibi değerini bilene.

4 yorum:

annelili dedi ki...

Çocukken ben de cumaları severdim ama şimdi aynı şeyleri pek hissetmiyorum.
Ne güzel alışkanlıklarınız oluşmuş...

Doğa Özcan dedi ki...

teşekkür ederim.çalışan biri olarak benim için haftasonları çok kıymetli cuma günü habercisi olduğundan neşe içinde geçiyor o gün.. çocuk gibi :)

eray dedi ki...

çok güzl olmuş yazın hayatım.fakat benim için sadece sizlerle geçirebileceğim pazarım var.bu tek gün bana hiç yetmiyor ama yine de her hafta aynı heyecanı yaşamak vazgeçilmez.eline sağlık

Doğa Özcan dedi ki...

canım aşkım iyi ki varsın.